Aslında doğum için
hastaneye gitmeyi çok farklı şekilde kafamda
planlayıp canlandırmıştım. Bir gece öncesinden
İpek'in heyecanını fotoğraflamayı, evdeki son
hazırlıkları, sabah kalkıp önceden hazırlanmış
olan valizi alıp evden çıkışımızı, hastaneye
girişi, odaya yatışı, hazırlıkları, İpek'in o
anki yüz ifadelerini, sedyede ameliyathaneye inişi
herşeyi tek tek fotoğraflayıp belgelemeyi istiyordum.
Bir nevi fotoröportaj tarzı bir fotoğraf serisi
çekmeyi kafamda planlamıştım. Ama Alp ile Arda tüm
planları bozdu. 24 Ekim 2007 günü öğleden sonra
hastanede doktor odasında arkadaşım ile konuşurken
biraz da şaka ile karışık keşke ipeğin suyu falan
gelse de artık alsak bu iş de bitse diye konuşuyorduk.
Aradan 10 dakika geçti ya da geçmedi İpek'den cep
telefonuma beni arar mısın diye mesaj geldi.
Aradığımda bana su gibi birşey geldiğini evdeki
turnusol kağıdı ile baktığını ve kağıdın
yeşerdiğini söyledi. Bunun anlamı bebeklerin en
azından birinin su kesesinin az da olsa
açıldığıydı. Hemen hastaneye gelmeleri gerektiğini
söyledim ancak İpek yanlış alarm vermekten
korkuyordu. Annesi ile birlikte taksiye binip
geleceklerini söyledi. Ben ise hemen ambulans gönderip
aldıracağımı söyledim. İpek önce buna itiraz etti
ama ardından o endişe ve korku ile kabul etti. Önce
Koç Allianz'ın ambulans serevisini aradım. Adres
bilgilerini verdim ve bana evi arayıp hemen bir ambulans
göndereceklerini söylediler. Birkaç dakika sonra
İpek'i yeniden aradığımda sigorta şirketinden
aradıklarını, doğum planlımıydı, ne zaman
olacaktı, suyun geldiğinden emin misiniz, doktorunuz
kimdir, hangi hastaneye gideceksiniz gibi birçok saçma
soru sorduklarını öğrendim (Bu olay zatan koç
allianz ile olan ilişkimin tamamen bitmesine neden oldu.
Şimdi sigorta şirketimi değiştireceğim). Bunun
üzerine o ambulansı iptal edip hastane yolu ile
med-line ambulans ile görüştük ve sorgusuz sualsiz 10
dakika içinde ambulans eve vardı. Akşamüzeri
trafiğinde Ataşehir'den Amerikan Hastanesi'ne
yaklaşık 35 dakikada ambulans ulaşmıştı. Hemen
muayene ve ultrasona aldık.İpek son derece heyecanlı
ve endişeliydi. Heyecandan ve adrenelin deşarjından
yüzü sımsıcak ve kıpkırmızı idi . Muayenede az da
olsa su geliyordu ancak kasılmalar başlamamıştı. En
azından gözlem amacı ile o gece İpek'i hastaneye
yatırmaya karar verdim. Yatıştan sonra monitör ile
bebeklerin kalp hareketlerini ve doğum kasılmalarının
başlayıp başlamadığını izlemeye başladık.
 |
| İpek daha kasılmalar
tam anlamı ile başlamadan önce bebeklerin kalp
atışları monitör ile izlenirken |
Yaklaşık yarım saat
sonra düzenli kasılmalar başlamıştı. Artık
yapılabilecek birşey yoktu. En doğrusu sezaryene alıp
bebekleri doğurtmaktı. Ben zaten suların geldiğinden
haberdar olup olmaz hemen ameliyat ekibi, ameliyathane,
anestezi, yenidoğan yoğun bakım ekibi gibi durumları
organize etmiştim. Artık bebekler gelmeye karar
vermişlerdi. Bu arada İpek'in kasılmaları da
sıklaşmış ve ağrı vermeye başlamıştı.
Bebeklerin doğmasına çok az kalmıştı.
 |
| Bir anne adayı ve bir
anne. Anne adayı kendi bebeklerini
düşünürken İpek'in annesi de arkada
endişeli gözler ile hem kendi çocuğunu hem de
doğacak olan torunlarını düşünüyor |
|