Quebec City

Tarih: 25-26 Agustos 2012
Otel: Best Western Plus City Centre
Oda No:430

toplam yol 279 km

Quebec City geçen yıl günü birlik gittiğimiz ancak hem çok soğuk hem de çok rüzgarlı olması neden ile hiçbirşey anlamadan geri döndüğümüz Quebec eyaletinin başkenti. Bu kez haftasonu bir gece konaklamalı gitmeye karar verdik.

Konuştuğumuz hemen herkes Quebec City’nin çok güzel ve görmeye değer bir yer olduğunu söylüyor. Özellikle Old Quebec denilen eski şehir oldukça popüler ve UNESCO tarafından Dünya Mirası alanı ilan edilmiş. Bunun nedenlerinden biri de şehrin Kuzey Amerika’da surlara sahip tek şehir olması

Şehir 1608 yılında Fransız kaşif ve diplomat Samuel De Champlain tarafından kurulmuş ve kuzey Amerika’daki en eski yerleşimlerden biri olma özelliğine sahip. 1700’u yılların sonunda gerçekleşen Fransızlar ile Yerliler ve İngilizler arasındaki savaşlarda komuta merkezi olarak kullanılan şehir kısa bir süre İngiliz hakimiyetinde kaldıktan sonra tekrar Fransız’lara geçmiş.

Old Quebec adı verilen turistik bölge UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası alanı ilan edilmiş. Nehir kıyışınca uzanan tepenin üst kısmı upper town alt kısmı ise lower town olarak da adlandırılıyor.

Üst kısımda nehrin panaromik görüntüsünü izlenebildiği Terasse Dufferin yer alıyor. Bu terasın doğu tarafındaki başlangıcında Hotel Château Frontenac yer alıyor 1800 lerin sonunda Canadian Pasific Railway şirketi için yapılan bina 1940larda Roosevelt ve Churchill buluşmasına da evsahipliği yapmış.



Lower town kısmında kurulduğu dönemden beri şehir merkezi olan Place Royale var. Burada yine  şehrin ve hatta Kuzey Amerika’nın en eski tas yapı kilisesi olan  Eglise Notre-Dame-Des-Victoires bulunuyor

 


Arda’in objektifinden biz

Bu meydanın hemen yanındaki sokakta bulunan bir binanın yan duvarında Quebec tarihindeki önemli kişilerin bulunduigü dev bir fresk yapılmış. Bu freskin önünde fotoğraf çektirmek hemen hemen bütün turistler için önemli bir anı. Alp biraz kızgın olduğu için burada fotoğraf çektirmedi

 


Bizim Quebec City’de olduğumuz dönemde Dünya Ordu Bandoları festivali varmış ve Cumartesi günü bu bandoların geçit törenine denk geldik. Çok fazla ülkeden temsilci olmamasına rağmen Alp ve Arda’nın ilgisini çekti.

Parade’i beklerken


Arda’nin objektifinfden Kanada ordusunun bandosu 

Geçit törenini izledikten sonra manzaranın daha iyi olduğu tepeye gidip biraz bu manzaranın keyfini çıkartıyoruz. Alp bu arada şapkasını aşağıya atmakla tehdit ediyor.

 

Tepeyi de dolaştıktan sonra şehirdeki bir başka turistik bölge olan şelaleye doğru yola koyuluyoruz.

Montmorency Falls Quebec City’nin yaklaşık 12 kilometre doğusunda, aynı adı taşıyan nehrin Saint Lawrence nehrine döküldüğü bölgede bulunuyor. Şelalenin yüksekliği 84 metre ve Quebec eyaletindeki en yüksek şelale olma özelliğini taşıyor. Montmörency nehrinin suları Niagara şelalelerinden 30 metre daha yüksekten dökülüyor ve Quebec’liler bununla gurur duyuyor. 1613 yılında keşfedilen nehrin ve şelalelerin adını bölgedeki hemen hemen herşeyin isim babası olan Samuel De Champlain vermiş. Şelaleler aynı adı taşıyan parkın içinde bulunuyor. Başlandiç noktasında suların üzerinden geçmenizi sağlayan bir aşma köprü mevcut. Aşağıdan yukarıya ise merdiven ya da yürümek istemezseniz funiküler ile inip çıkmak mümkün.



Ertesi gün kalaye muhafızların değişim törenini izlemeye gidiyoruz. Bu tören 1928 yılından beri yaz aylarında hergün saat 10:00 yapılıyor ve tamamen turistik bir gösteri. İngilizlerin törenlerinden esinlenilen törenler 193945 yılları arasında yapılmamış fakat daha sonra yeniden başlamış.

Tören sonrası kaleyi gezebileceğiniz rehberli turlar mevcut.

Tören yaklaşık yarım saat sürüyor. Kalede konuşlanan 22. Piyade alayının maskotu bir keçi. Keçi doğal yaşamında bölgesine ve halkına bağlı ve cesur bir hayvan olarak bilindiği için bu maskotu seçmişler. Tören sonrasında keçi ile fotoğraf çektirmek serbest.

 

Yapımına 1820 yılında başlanan ve tepeden bakıldığında yıldız şeklinde görünen kuzey Amerika’daki bu en büyük İngiliz kalesi, 1920 yılından beri Kanada ordusundaki tek Frankofon piyade alayı olan 22. Piyade alayına evsahipliği yapıyor.


Quebec eyaletinin mottosu ” Je Me souviens“. Plakalarda da yazan bu cümle hatırlıyorum anlamına geliyor ve tur rehberinin dediğine göre savaşta ölen askerleri hatırlamak için kullanılıyormuş.


Kaledeki turu da tamamladıktan sonra çukulata müzesine gidip birşeylar atıştırıp dondurma da yediten sonra dönüş yoluna koyuluyoruz

 

About

View all posts by

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *