Boston

Tarih: 30 Haz- 3 Tem 2012
Otel: Hampton Inn Logan
Oda No: 314

Boston’a bir kez 2003 yilinda gitmis bu sehri cok sevmistik ve cok eglenmistik. Kanada’ya tasindiktan sonra aklimizda hep bu guzel sehri yeniden ziyaret etmek vardi. Canada Day’in pazar gunune denk gelmesi bu nedenle Pazartesi gununun de tatil olmasini firsat bilip bir de Sali gununu birlestirerek uzun haftasonu tatili yarattik ve haftalar oncesinden planlarimizi yaptik.

Ilk is dogal olarak kalacak yer ayarlamakti. 9 yil once gittigimizde bir havalani oteli olan Hampton Inn Logan Airport otelde kalmistik. Bir havaalani oteli olarak oldukca iyiydi. Otaparkin bedava olmasi, yakindaki metro istasyonuna 24 saat ucretsiz shuttle servisi olmasi gibi ozellikleri o zaman cok hosumuza gitmisti. Arda’nin otobus ve metroya binme merakini goz onune alinca aklima hemen bu otel geldi.Tripadvisor‘dan yorumlara bakip orda da iyi elestriler gorunce Ipegin de onayi ile rezervasyonu yaptirdim. Arda bu metro isine kesin bayilacakti.

En sonunda beklenen gun geldi. Cuma aksamindan tum hazirliklari yapip Cumartesi sabahi saat 4:00 de uyandik. Hafif bir kahvalti sonrasi erkenden yola koyulduk. Ben Amerika`daki 89 numarali yoldan gidecegimizi dusunurken GPS bizi hic aklimda olmayan bir sinir kapisina yonlendirdi. Gumrugu gectikten sonra 91 numarali yoldan Boston`a goturmeyi planlamisti nedense.

Amerika Birlesik Devletlerine giris yaparken vize almak zorunda olan ulkelerin vatandaslarina 6 USD karsiliginda beyaz bir form doldurup veriyorlar ve gumruk polisi bu form uzerinde ABD icinde hangi tarihe kadar kalabileceginizi damgalayip pasaportunuza zimbaliyor.Genelde 6 aylik izin veriyorlar. Ucak ile geri donerken bu formu cikartip aliyorlar ancak karayolu ile cikarken formu almamalarini soyleyebiliyorsunuz. Bu sayede form uzerinde yazili tarihe kadar ABD’ye giris cikis yapabiliyorsunuz. Benim formumun suresi 1 Haziranda dolmustu, Ipek ve cocuklarinkiler ise Eylul sonua kadar gecerli idi.

Sabah saat 7 civari gumruk kapisina vardigimizda ipek ile cocuklarin islemi tamam denip benim pasaprotum icin form almam gerektigi soylendi. Ancak burada kotu bir surpriz bizi bekliyordu. Cunku bir onceki gece ABD dogu kiyisini beklenmedik bir firtina vurmus ve elektirik hatlari zarar gormustu. Bu nedenle pasaport islemleri yapilamiyor ve sistemin ne zaman normale donecegi bilinmiyordu. Gumruk memuru istersek bekleyebilecegimizi ama sistemin normale donmesinin birkac saat ya da birkac gun surebilecegini bu nedenle Kanada’ya geri donmemizin daha mantikli olacagini, ogleden sonra yeniden deneyebilecegimizi soyledi. Yapacak birsey yoktu. Evden yaklasik 2 saat uzaktaydik. En iyisi oralarda vakit gecirmek diye dusunup once Magog sehrine ordanda Sherbroke sherine gittik. Oglen yemegini yiyip tekrar sinira geldigimizde korkunc bir araba sirasi oldugunu bekleme suresinin yaklasik 2.5-3 saat surdugunu ustelik sistemin calisip calismadigini kimsenin bilmedigini gorunce eve geri donmeye karar verdik ancak son bir sans 89 numarali kara yoluna baglanan sinir kapisini deneyelim dedik. Alp’in buraya kadar bosuna mi geldik yani serzenisleri arasinda gumruge vardigimzida hem hic sira olmadigini, hem sistemin calistigini gorduk. Gerekli dokumani aldiktan sonra yaklasik 7 saat gecikmeli de olsa Boston’a dogru yola koyulduk.

Otele vardigimizda saat neredeyse 10 olmustu. Hemen birseyler atistirip yattik. Sabah erkenden uyanip kahvaltiya indik. Otel ucretine kahvalti da dahil. Oyle cok luks bir kahvalti olmasa da misir gevregi ve yulaf ezmesinden, yumurta, sosis, peynir, bagel ve wafle’a kadar bizim ve cocuklarin istedigi hersey var. Resepsiyonda 24 saat ucrestsiz taze kahve de var.

Kahvalti sonrasi shuttle’a binip metro istasyonuna vardik. Bir gece oncesinden Arda metro haritasini adeta ezberleyerek hangi duraktan binip kac durak gidecegimizi adeta beynimize kazidi. Otelden istasyona kadar gecen 10 dakikalik surede heyecandan yerinde duramadi. Istasyonda 9 yil once cektigim fotografin benzerini bu kez cocuklar ile birlikte cektim.

Bugunku planimiz once unlu akvaryumu gezmek. Sonra da duck tur yapmak. Duck tour biletlerini daha yola cikmadan Montrealde internetten almistik. Bu sayede bilet kuyrugunda zaman kaybetmeyecegiz. Akvaryum biletlerini de onceden internet uzerinden almak iyi bir fikir olabilir. Biz erkenden gittigimizden cok sira yoktu ama biz cikarken bilet kuyrugu cok uzun olmustu ve insanlar gunesin altinda cehennem gibi sicakta bekliyorlardi. N ew England aquarium (www.neaq.org) yaklasik 40 yil once ziyarete acilan ve Boston’un en fazla ziyaretci ceken atraksiyonlarindan biri. Hem buyukler hem de cocuklar icin cok eglenceli olabilecek kisimlari var.

Akvaryumna girer girmez penguenler tarafindan karsilaniyoruz

Kopek baligi ile boyumuzu kiyasliyoruz

Akvaryumun bu kisminda cocuklar ellerini suya sokarak cesitli deniz canilarina dokunabiliyorlar. Alp hemen bir deniz yildizi yakalayarak yakindan incelemeye baslayinca gorevliden canlilari su disina cikarmamasi konusunda uyari aldi

Alp deniz yildizi ile ugrasirken Arda gorevliden deniz kabuklulari ile ilgili bilgi aliyordu. Daha sonra edindigi teorik bilgiyi Alp’e aktarip bu degisik canlilara birlikte dokundular.

Balinalarin yasamlari ile ilgili bilgi alip seslerini dinlerken

hmm bak simdi cani istakoz istedi

New England Aquarium dogu kiyisindaki baliklara dokunulabilen en buyuk su tankina sahipmis. Bu tankta kucuk kopekbaliklari ile ray fish adi verilen baliklara dokunabiliyorsunuz. Kopekbaliklari cekingen oldugu icin pek ortalikta gorunmuyorlardi.

Ray fish yanilmiyorsam Turkce’de vatoz adi verilen balik ve kopek baliklari ile akrabaliklari var. Ben bu baliklardan cok korkardim ama burada cocuklara dokunduruyorlar.

Alp ilk basta baliklara dokunma konusunda Arda’ya gore daha cekingendi ama sonradan o da alisti

Akvaryumdaki turumuz oglen saat 1:30 civarinda tamamlandi. Burasi icin yarim gun ayirtmak yeterli olacaktir. Simdi sirada oglen yemegi ve daha sonra meshur Duck Tour var.

Oglen yemegi icin yine Boston`da cok unlu olan Quincy Market’e gittik. Burasi ici degisik fast food restoranlar ile, disi ise yine cafe,restoran ve turistik esya satan kucuk magazalar ile dolu bir bina. Oglen yemeginde dogal olarak New England’da ozgu Clam Chowder yedik. Ekmegin ici oyularak yapilan kaplarda servis edilen bu yemek oldukca lezzetli

Quincy Market


Fotograf Alp Mumcu


Fotograf: Alp Mumcu


Fotograf: Arda Mumcu

Nedw England Clam Chowder


Duck tour yolunda motorsikletli bir polise rastladik. Alp motosikletleri cok seviyor

Boston Duck Tour.
Surucumuz suda iken Alp ve Arda’nin da kullanmasina izin verdi


Gunun sonunda bir yorgunluk limonatasi

Duck Tour hem karada hem de suda gidebilen bu degisik araclar ile yapilan bir sehir turu. Boston’a gidilirse mutlaka yapilmasi gereken aktivitelerden biri.

Ertesi gunun plani sabah erkenden kalkip Cambridge’e gitmek. Orada Harvard Museum of Natural History’i gezmek istiyoruz. Daha somnra Harvard Universitesi Kampusunde biraz dolasip sehire geri donecegiz. Prudential Centerdaki Cheesecake factory ziyaret edilecek. Sonra Parkta biraz dinlenme, aksam yemegi ve otele geri donus bugunun programi.

Harvarda gitmek icin 3 kez metro degistirecek olmamiz Ardayo fazlasi ile memnun etti. Harvard Square:de indikten sonra muzeyi bulmamiz bayagi zaman aldi ve cok yurumek zorunda kaldik. Muzeye girdigimizde ilk once pek begenmemistik ama gezdikce hosumuza gitti

Ben Moose denen hayvanin bu kadar buyuk ve heybetli oldugunu bilmiyordum

Arda dikkatle incelerken

Oturan boga ve ben. (Onde yesil t-shirtli olan benim ­čÖé )

Muze icinde ozellikle mineraller ve taslar ile ilgili bolum cok guzel. Ayrica bu muzede ilk defa bir meteora dokunma sansi bulduk

Biz okuyamadik ama umarim cocuklarimiz ileride Harvard gibi guzel universitelerde okuma olanagi bulurlar.

Harvard sonrasi biraz dinlenme ve ardindan aksam yemegi. Alp butun gun karnim lobster istiyor, karnim lobster istiyor diye soylenince mecburen bir deniz urunleriu restoranina gittik. Butun gezi teklelerinin kalktigi ve akvaryumun bulundugu limandaki Legal Sea Foods sanirim bu konuda en fazla isim yapmis restoran. 45 dakika oturmak icin 45 dakika da yemeklerin gelmesi icin bekledikten sonra Alp istakozunu afiyetle yedi. Bu restoranda cocuklar icin ozel lobster menusu oldugunu hatirlatmakta yarar var.

Yemek sonrasi otele donus ve ertesi gun Montreal’e donus.

Kim ne derse desin Amerika guzle ulke ve Boston en guzel sehirlerinden biri 

About

View all posts by

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *